To be in the world is pain.

by Bejan Matur


To be in the world is pain.

All the red stones on earth are smeared

with blood of the god.

And that’s why red stones

teach our childhood.

When we are children, the god

walks beside us.

He touches our ear-rings

and necklace.

He enters and hides in our shiny shoes

and the folds of our childish ribbon.

 

I must buy a flame-red dress and bed,

a red ring

and lamp.

There must come a time

when the mother’s time begins and ends.

 

The blood that knows how to wait,

also knows how to be a  stone.

To be in the world is pain –

this I have learned.

 

Red darkness

blue darkness

and the beginning,

the meaning of these must be

that they never abandon us,

our mother and our god.

© translated by Ruth Christie

Dünyada olmak acıdır. Öğrendim.

Yeryüzündeki tüm kızıl taşlara

Tanrının kanı sürülmüştür.

Bu yüzden kızıl taşlar

Çocukluğumuzu öğretir.

Tanrı, biz çocukken,

Yanımızda dolaşır.

Küpemize dokunur

Ve kolyemize.

Pabuçlarımıza ve kurdelamızın

Kızçocuk olmak kıvrımına girer

Saklanır.

 

Kızıl bir elbise ve yatak almalıyım,

Kızıl bir yüzük,

Ve lamba.

O zaman olmalı ki,

Annenin zamanı başlar ve tükenir.

 

Beklemeyi bilen kan,

Taş olmayı da bilir.

Dünyada olmak acıdır. Öğrendim.

Kızıl karanlık

Mavi karanlık

Ve başlangıç

Bir anlamı olmalı ki bunların,

Bırakmaz bizi annemiz ve tanrımız.

© Bejan Matur